<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>müstesna işler</title>
	<atom:link href="http://www.mustesnaisler.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mustesnaisler.com</link>
	<description>hand made</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 08:32:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Rumeli Hisarı&#8217;nda Masalsı Bir Aşk Hikayesi!</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/rumeli-hisarinda-masalsi-bir-ask-hikayesi-2.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/rumeli-hisarinda-masalsi-bir-ask-hikayesi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 08:30:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne alsam?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=2025</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Eski aşklar Yeşilçam&#8217;da kaldı&#8221; lafı klişe olmaya yüz tutmuşken, fırtınalı sevdalar, çekişmeli ilişkiler günümüzde hem magazin basınında hem de yakın çevremizde -buna kendimiz de dahil- karşımıza bolca çıkıyor. Sevgilimizi elimizden]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Eski aşklar Yeşilçam&#8217;da kaldı&#8221; lafı klişe olmaya yüz tutmuşken, fırtınalı sevdalar, çekişmeli ilişkiler günümüzde hem magazin basınında hem de yakın çevremizde -buna kendimiz de dahil- karşımıza bolca çıkıyor. Sevgilimizi elimizden almak isteyen dış mihraplar yoğun şekilde çalışırken bize de biricik aşklarımızı elimizde tutmak için yapmamız gereken çok iş düşüyor. Bu konuya nereden geldiğimi açıklıyorum!</p>
<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/37133072?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0&amp;autoplay=1" frameborder="0" width="400" height="225"></iframe></p>
<p><span style="font-size: 80%;">Bir <a title="bumads" href="http://www.bumads.com.tr?clientid=03723252-d110-4350-9a65-b261d02262f1&amp;offerid=104" rel="nofollow" target="_blank">bumads</a> advertorial içeriğidir.</span><br />
8&#215;4 yeni deodorantları Beauty ve Beast için muhteşem bir project mapping uygulaması daha yapmış. Gösterinin hikayesi kısaca şöyle: romantik bir aşk hikayesi kötü niyetli bir ejderhanın tehdidi altına giriyor. Kahraman erkeğimiz çekici kokusunun da yardımıyla güzel kızı kurtarıyor ve hikaye mutlu bir şekilde sona eriyor.</p>
<p>8&#215;4 dünyasını Facebook&#8217;tan takip etmek isteyenler; <a href="http://www.facebook.com/8x4Turkiye" target="_blank">http://www.facebook.com/8x4Turkiye</a></p>
<p><span style="font-size: 80%;">Bir <a title="bumads" href="http://www.bumads.com.tr?clientid=03723252-d110-4350-9a65-b261d02262f1&amp;offerid=104" rel="nofollow" target="_blank">bumads</a> advertorial içeriğidir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/rumeli-hisarinda-masalsi-bir-ask-hikayesi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgililer günü hediyem:Alt komşunun posta kutusundaki plastik çiçek</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/sevgililer-gunu.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/sevgililer-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 09:31:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>
		<category><![CDATA[Kiss]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=2001</guid>
		<description><![CDATA[Bugün kendimi harika hissediyorum. Dün kendimi hiç de iyi hissetmiyordum. Hayret dün anarşist bir ruh hali içindeydim! Ben asla ve kati hanfendiliğimden ödün vermem oysa&#8230; Geçmişte pek muhterem aşıkların içinden]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2002" title="Ali-Frazier" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2012/02/Ali-Frazier1-300x236.jpg" alt="" width="300" height="236" />Bugün kendimi harika hissediyorum.</p>
<p>Dün kendimi hiç de iyi hissetmiyordum. Hayret dün anarşist bir ruh hali içindeydim! Ben asla ve kati hanfendiliğimden ödün vermem oysa&#8230;</p>
<p>Geçmişte pek muhterem aşıkların içinden aşkı aşamamamış biriyle aşka düşmek, penaltımızın verilmediği bir milli maç hassasiyeti yaratsa da içimde, biliyorum ki dünya ben sevsem de sevmesem de dönecek ve bu 14 Şubat illa kutlanacaktı. Nitekim kutlandı da&#8230;</p>
<p>2 gün önceden aldığım yeni giysilerimin heyecanı, yaptırdığım saçlarım bozulmasın diye yüzükoyun yattığım ve boğulmadan uyumak için mücadele verdiğim pek çetin gecenin ardından Sevgililer Günü&#8217;ne hazırdım. Nemrut bir tanrıça gibi uyanıp, ilk kahvem bitene kadar geçen zamanda aksi, ters, dokunsalar adam katledecek kadar gergindim. İyi ki yanımda biri yoktu çünkü eğer yanımda biri olsaydı Malazgirt Savaşı&#8217;ndan beri çıkan en büyük gürültü patırtıyı çıkarabilirdim. İşte bu gibi tehlikeli sulara girdiğimizi anladığım muazzam anlarda ben genelde birine sararım. Peki nedir bu sarmak hususu?</p>
<p>Dırdırdır.  Bunun adı kesinlikle dırdırdır. Belki siz de yapıyorsunuzdur, birine kafayı takıp ona dırdırlıyorsunuzdur. İlişkilerdeki yegane açmazdır dırdır bence. Şöyle ki, yürüyen ilişkiyi bozar, ayrılık yaratır, bazen katli vacip belgesi aldırır, netçe itibariyle karıyı boşatır, ardından sürüm sürüm süründürür ama öldürmez. Birini hayatından bezdirmek, kendinden nefret ettirmek istiyorsa kadın kısmı dırdırırı eksik etmez. Mecmua güzelleri akademisinde de okusan, Kraliçenin elinden binyaldızlı ödüller de alsan, bir kerede beşiz de doğursan, kadınsan dırdırı bırakamazsın. Sanki bir alın yazısı gibi kazınmıştır dilimize dırdır.</p>
<p>Dünya üzerinde  dırdır yapan kadınların harcadığı zamanı bir toplayabilsek, burdan Everest&#8217;e metro olur.</p>
<p>Dün sabah Sevgililer Günün&#8217;de ben de dırdır yaptım. Sonra kendi dırdırımdan sıkılıp ağladım. Sonra biraz kendime geldim, dırdırın ne kadar saçma olduğunu düşündüm ve sustum. Aslında eğlenceli bir şey dırdır. Bir nevi gırgır. Şamata.</p>
<p>Dırdır yüzünden kaybettiğim 89.543 erkek de hayatımdan çıktığı için Sevgililer gününü yalnız geçirmeye, pijamalarımla tüm gün pencereden bakmaya karar verdim. Ki öyle de yaptım. Gelen yemek teklifini reddedip, Beşiktaş maçından Barcelona maçına zaplarken kocaman bir pizzayı da mideye indirdim ve koltuğa uzanıp keyfime baktım.</p>
<p>Alt komşunun posta kutusundaki plastik çiçekleri yolup gelen eski sevgilimse, günün en romantik hareketini yapmış oldu.</p>
<p>Alt komşunun posta kutusu diyorum, plastik bir sap çiçek diyorum, başka da bir şey demiyorum.</p>
<p>But who wants to be lonely di mi şekerim?<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/_XMU_3o5RRs" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/sevgililer-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>pagerank 3</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/pagerank.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/pagerank.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 03:23:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>
		<category><![CDATA[anneye özlem]]></category>
		<category><![CDATA[gurbet ellerde kaldık]]></category>
		<category><![CDATA[pagerank]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1977</guid>
		<description><![CDATA[Sitenin PageRank&#8217;i 3 olmuş. &#160; Sabahın beşinde sevinecek bir şey bulmanın mutluluğuyla kendi kendime gülümseyip duruyorum. Nedense bunu bir tek annemle paylaşasım var. Bu saatte arayıp uyandırsam kesin kalp krizi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1978" title="nestsengraved-graphicsfairy5brn3" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2012/02/nestsengraved-graphicsfairy5brn3-270x300.jpg" alt="" width="270" height="300" />Sitenin PageRank&#8217;i 3 olmuş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sabahın beşinde sevinecek bir şey bulmanın mutluluğuyla kendi kendime gülümseyip duruyorum. Nedense bunu bir tek annemle paylaşasım var. Bu saatte arayıp uyandırsam kesin kalp krizi geçirir, &#8220;Pr mı, o hangisiydi? Hani kredi kartımla satın aldığın mı?&#8221; diye sorar kesin. Zaten onun kredi kartı olmasa ben bitmişim! Ne bu site olurdu, ne şu an bunları yazdığım laptop olurdu, ne sehpadaki kahve olurdu, ne de bu ev olurdu. Kendisine adam olacağıma dair verdiğim binlerce yeminin en sonuncusunu tutmak için 2012&#8242;ye sağlam bir giriş yaptım. OKUYORUM BEN YA! Cidden okuyorum. Yeni bir iş ediniyorum bu sıralar. Bunu annemi sevindirmek için yapıyorum. Hayatımda ilk defa sigortam oldu, mesela buna çok sevindi. Nedense ben böyle şeyleri hiç takan biri olamamıştım bugüne kadar hayatta. Neyse ki bu sene ben de bir sürü şeyi takmaya başladım. Aslında tek umursadığım insan annem. Kadın o kadar iyi ve güzel karakterli bir kadın ki, bazen nasıl olup da onu bu kadar hayal kırıklığına uğratacak bir çocuk olduğuma şaşıp kalıyorum. Üzülüyorum haliyle. Çok üzülüyorum. Ama o beni hala sevmeye devam ediyor. Nasıl oluyor da hala beni bu kadar çok sevebiliyor bazen şaşırıyorum. Çok özledim annemi, burnumda tütüyor. Şöyle saat dokuz olsa da arasam.</p>
<p>Siz de annenizi hayal kırıklığına uğratan bir çocuk musunuz? Yapmayın bunu, kereviz bile yiyin onun için.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/pagerank.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>No pencil bakışı</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/no-pencilbakisi.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/no-pencilbakisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 23:05:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1938</guid>
		<description><![CDATA[Kerala. İşte bu ad benim için en sıcak, en sıcak en sıcak ad. Bir housebot kiralayıp Kerala&#8217;nın kanallarında dolaştığım günleri yad ederek ısınmaya çalışıyorum. Teknedeyim ve üzüm yiye yiye izliyorum]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kerala.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1939" title="184056357_4937448735" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2012/01/184056357_4937448735.jpg" alt="" width="500" height="334" /></p>
<p>İşte bu ad benim için en sıcak, en sıcak en sıcak ad.</p>
<p>Bir housebot kiralayıp Kerala&#8217;nın kanallarında dolaştığım günleri yad ederek ısınmaya çalışıyorum. Teknedeyim ve üzüm yiye yiye izliyorum etrafı. Kanoyla suyun üzerindeki ördekleri kovalayan adamlar geliyor gözümün önüne. Biraz dikkatimi yoğunlaştırsam, ördek ve insanların kaderleri arasında bir bağlantı kurup, hava sıcaklığının insan bedenine etkisi üzerinden geleceğimizi açıklayabilirim ama bu kadar saçma bir fikir hem sıkıcı hem de bunaltıcı.</p>
<p>Kanallardan geçerken kıyıda kurulmuş baraka köydeki küçük çocuklar tekneye sesleniyor. &#8220;Pencil, pencil&#8221; Yalvaran bir yüzleri var. Bir kalem için birbirlerini kırabilirler. İlk defa hayatımda yanımda kalem ve defter yok. Olsa, çantamdan çıkarıp verebilirim içlerinden birine.</p>
<p>Ama yanımda kalem yok. Para var ama kalem yok. Çocukların gözlerindeki hayal kırıklığıyla nehrin üzerinde ilerleyen ev şeklindeki botun içinde kendi kendime küfrediyorum ve hava çok sıcak. O kadar sıcak ki birazdan beynim yağlı boya gibi akıp ayaklarıma damlayacak.</p>
<p>Neyi hatırlamam gerekiyordu bu soğuk kış gecesinde?</p>
<p>Sanki unutabiliyormuşum gibi, unutacakmışım gibi olduğumda buharlı bir tren gibi yeniden çalışıyor hafızam.</p>
<p>&#8220;No pencil bakışı&#8221; diye bir şey var. Bugün de gördüm bu No pencil bakışını birinde.</p>
<p>Aslında ördeklerin kendini suya bırakışı, insanın kendini zamana bırakması gibi ve geleni kabul etmek, olanların en iyisini yaşadığını anlamakla ilgili. Açılımı:</p>
<p>&#8220;Derin nefes al, derin nefes ver ve bir tekneyle suyun üzerinde gittiğini, parıldayan güneşe yüzünü dönmüş ve gözlerini kapamış olduğunu hayal et.&#8221;</p>
<p>&#8220;Huzursuzlar için huzur bulma yolları adlı bir kitap olsam, ilk beş sayfamı koparıp atardım bakışıyla aç gözlerini yeniden&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/no-pencilbakisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yeni yıl</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/yeni-yil.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/yeni-yil.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 21:42:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1922</guid>
		<description><![CDATA[2012’ye girmek üzereyken 2011’e nasıl girdiğimi hatırlayarak çılgınca yağan yağmurun sesini dinliyordum. Meğer hepimiz bir karanlık mağaranın içinde durup, ışıkların ve yakın ilişkilerin dip dibe yaşandığı ışıltılı geceye bakıyormuşuz. Hiç]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1923" title="f52" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2012/01/f52-300x230.jpg" alt="" width="300" height="230" />2012’ye girmek üzereyken 2011’e nasıl girdiğimi hatırlayarak çılgınca yağan yağmurun sesini dinliyordum.</p>
<p>Meğer hepimiz bir karanlık mağaranın içinde durup, ışıkların ve yakın ilişkilerin dip dibe yaşandığı ışıltılı geceye bakıyormuşuz. Hiç konuşmasam da bakarak, göz göze geldiğimizde birbirimizi anlayarak, tebessümlerle kucaklaştığımız kalabalığın dışına çıkınca, koskoca bir boşluğu kucakladım,</p>
<p>sanki Taklamakan Çölü’nde sahne alan Lady Gaga gibi yerlerde sürünüp, Poker Face inletirken kıçımı biteviye sallmak istiyordum ama kılımı kıpırdatmadım.</p>
<p>Tüm bu anlamsız eylemlerin kısalığı, görmeyip, içmeyip, yeni yıl gecesine karışmayıp, dışarıya akamamaların sonu, med cezirle gelen küçük yengeçlerin kumda bıraktıkları ayak izleri gibi&#8230;</p>
<p>Yanına çağırınca ona yetişebilmek için çok hızlı giden bir arabam olsun isterdim. O kadar yavaşım ki, en az üç yeni yıl sonra buluşuruz şimdi evden çıksam.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/yeni-yil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir erkeğin kıçını toplamaktansa bir pompalıyı ağzıma sokup, tetiği çekerim daha iyi.</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/bir-erkegin-kicini-toplamaktansa-bir-pompaliyi-agzima-sokup-tetigi-cekerim-daha-iyi.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/bir-erkegin-kicini-toplamaktansa-bir-pompaliyi-agzima-sokup-tetigi-cekerim-daha-iyi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 09:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1910</guid>
		<description><![CDATA[Fırtına hala devam ediyor. Her yer küf tuttu nemden. Islak giysiler kurumuyor. Peki. İsyan bayraklarımı nedense sabahları kendi kendimeyken çekiyorum. Kahveden sonra komik geliyor bu kadar sinirli uyanabilmem kendime. Kedim]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1911" title="6151107051_06eb57d4eb_b" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2012/01/6151107051_06eb57d4eb_b-222x300.jpg" alt="" width="222" height="300" /></p>
<p>Fırtına hala devam ediyor. Her yer küf tuttu nemden. Islak giysiler kurumuyor. Peki.</p>
<p>İsyan bayraklarımı nedense sabahları kendi kendimeyken çekiyorum. Kahveden sonra komik geliyor bu kadar sinirli uyanabilmem kendime. Kedim Duman acı acı miyavlayarak dışarı çıkmak istediğini ısrarla belirtirken, onu ciddiye almıyormuş gibi yapıyorum.</p>
<p>&#8220;Ah Dumancığım demek dışarı çıkasın var, hahaha&#8221;  Kafayı çevirip dışarıya, manyak gibi yağmura yöneltiyorum ilgimi. Resmen poz kesiyorum kediye. Göz göze gelirsek biterim, en azından pencereyi açmam için yalvarmaya başlar.</p>
<p>Kahve bitmiş, &#8220;tüh, bak gördün mü Duman kahve yok napıcaz?&#8221;</p>
<p>Napıcaksam yapıcam bundan kediye ne? Maksad mevzuyu değiştirmek, ilgiyi dağıtmak, en yakındaki oyuncağa ulaşana kadar oyalamak. Münferit taktikler eşliğinde kafamı çalıştırmaya uğraşırken, acaba çocuğu olan annelerin de çocuklarını kandırmak için bu numaralara başvurup başvurmadıklarını düşünüyorum. Bazen çocuğum olsa hangi üniversitede okurdu diye düşünürken buluyorum kendimi.</p>
<p>Hayır, hayır düşüncesi bile boğulmama neden oluyor. Herhangi birine bakacak biri olmak ve herhangi birine bakamayacak biri olmak diye iki gerçek var. Kedi herhangi biri, çocuk herhangi biri, koca herhangi biri.  Aynı evde iki kişi olma fikri çok korkunç. On gün, on beş gün çekilir ama ya sonra? Mesela sabunu bir türlü aldığı yere koyamayan, lavabonun yanındaki sabun tabağını bir türlü tutturumayan bir erkek insanı kanser edebilir.  Bunlar, işte böyle şeyler hiç hoşuma gitmiyor.  Duman bile aynı yere işemeyi öğrendi ama klozeti tutturan erkek sayısı %2 bu ülkede.</p>
<p>Hizmetçi miyiz biz?</p>
<p>Sanırım evet, doğuştan temizlikçi, iş bitirici, doğurgan köle ve sabır küpleriyiz. Yalnız şurda bir sorun var:</p>
<p><em>O kirli çorapları adamın ağzına sokarım sonra da üstüne İstiklal Marşı&#8217;nı söyletirim.</em></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bir erkeğin kıçını toplamaktansa bir pompalıyı ağzıma sokup, tetiği çekerim daha iyi.</span></p>
<p>Kedi miyavlıyor ben yazı yazarken,</p>
<p>&#8220;Evet Duman sen de erkeksin ve bana kıçını temizletiyorsun, kahretsin.&#8221;</p>
<p>Herkese güzel bir cilt, güzel bir cilt için &#8220;takma kafaya&#8221; diliyorum.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/ZNt25o3zh5E" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/bir-erkegin-kicini-toplamaktansa-bir-pompaliyi-agzima-sokup-tetigi-cekerim-daha-iyi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nabokov ve yağmur</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/nabokov-ve-yagmur.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/nabokov-ve-yagmur.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 08:36:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Nabokov]]></category>
		<category><![CDATA[Rua dam vale]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1895</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bütün romanların en şenliklisi, bu hergelenin cingözüdür&#8221; Edebiyattaki kadın karakterlerleri incelerken, Nabokov&#8217;un Rua, Dam, Vale adlı kitabındaki Martha karakteri de Puşkin&#8217;in Yevgeni Onegin adlı kitabındaki Tatyana kadar çarpıcı bir kadın]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>&#8220;Bütün romanların en şenliklisi, bu hergelenin cingözüdür&#8221;</p></blockquote>
<p>Edebiyattaki kadın karakterlerleri incelerken, Nabokov&#8217;un Rua, Dam, Vale adlı kitabındaki Martha karakteri de Puşkin&#8217;in Yevgeni Onegin adlı kitabındaki Tatyana kadar çarpıcı bir kadın karakter gibi geliyor bana.</p>
<p>Kitabın konusu son derece sıradan bir türk dizisi konusu olsa da Nabokov kitaba öyle müthiş karakterler, dialoglar, komiklikler katmış ki, insan hayran kalmadan edemiyor. Her zaman göz önünde olandan, günlük yaşamdan, sıradan karakterlerden şahane bir dünya yaratmış yaz<img class="wp-image-1898 alignleft" title="happybirthday-Nabokov" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2012/01/happybirthday-Nabokov-189x300.jpg" alt="" width="189" height="300" />arımız.</p>
<blockquote><p>  Kitabı için “Çevrenin bilinmezliğinden doğan duygusal bağlantı yokluğu ve masal özgürlüğü, içimde kaynayan uydurma isteğine tam aradığım yanıttı” diyor Nabokov. Edebiyatın en önemki dil ustalarından olan yazarın iç sesi ise Martha&#8217;da can buluyor.</p></blockquote>
<p>Martha şöyle diyor:</p>
<blockquote><p>  “İnsanlar planlar kurarlar, çok iyi planlar kurarlar, ama bir olasılığı tamamen unuturlar; ölümü. Sanki hiç ölmeyeceklermiş gibi.”</p></blockquote>
<p>Aşk, evlilik ve ilişkiler üzerine kafa yorduğu kitabın eksen karakterleri insanı alt üst eden inceliklerle tasvir edilmiş. Sanırım en bayıldığım bu Nabokov&#8217;da: Sıradışı normallik.</p>
<p>Mütevazilikle çılgınlık arasında cambaz gibi yürüyerek kitabın bazı bölümlerinde Freud&#8217;a selamlar göndermesi, cansız mankenler, kelebek ağları kullanıp bir anda kopması ve sonra geri gelip okuyucuya Osmanlı tokadını savurması.</p>
<p><a href="http://www.idefix.com/Kitap/tanim.asp?sid=U4N0DZCVDD1VGQIZULRI" target="_blank">Rua, Dam, Vale </a>hakkında sanırım daha önce de yazmıştım. Okunması gereken bir kitap bence, hatta baş ucunda duranlardan, ortası açılıp bakılanlardan, zaman zaman yoklanan kitaplardan. Spoiler vermek yakışmaz ama bir şarkıyla konuyu kapatabiliriz. Doris Day&#8217;i severim, sevmeyeni sevmeye davet ederim bu yağmurlu günde&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/AqFfe6Y97Yc" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/nabokov-ve-yagmur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hem yaşama telaşı var, hem de duygusala koşar</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/puskinyevgeni-onegin-tatyana.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/puskinyevgeni-onegin-tatyana.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 00:12:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hayaller]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[puşkin]]></category>
		<category><![CDATA[rus edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[rus klasikleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[şiir-roman]]></category>
		<category><![CDATA[Tatyana]]></category>
		<category><![CDATA[yevgeniy onegin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1881</guid>
		<description><![CDATA[Aklıma Tatyana geldi. Puşkin&#8217;in betimsiz güzellikteki eseri Yevgeniy Onegin adlı şiir-romanındaki Tatyana yani Tanya -rusların isim kısaltmasının hastasıyım- kitaplardaki dünyayı yaşamına uygulamaya çalışır. Kitabın adı bence Tatyana olmalıymış. Yevgeniy&#8217;i beş bin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aklıma Tatyana geldi.</p>
<p>Puşkin&#8217;in betimsiz güzellikteki eseri Yevgeniy Onegin adlı şiir-romanındaki Tatyana yani Tanya -rusların isim kısaltmasının hastasıyım- kitaplardaki dünyayı yaşamına uygulamaya çalışır. Kitabın adı bence Tatyana olmalıymış. Yevgeniy&#8217;i beş bin kez cebinden çıkarır bu kız. &#8220;Ne denyo bir kız!&#8221; diyor insan önce okurken, sonra içi ısınıyor. Tatyana&#8217;nın annesi &#8220;kızım kızım o hayatlar sadece romanlarda olur, gerçeğe dön, gerçek hayatta böyle romantiklikler yoktur, hayat adama soldan çakarsa oturtur&#8221; dırdırını sürse de Tatyana kendini bozmuyor.</p>
<p>Apolitik bir dandy, asosyal bir bohem değildir Puşkin, kapitalizmin eritemediği zamanlarda çiçeklenmiştir ve pek tabi ölümüne mükemmeldir; ve normal olarak kendi hayatından esinlenmiş, tıpkı Onegin&#8217;in sosyetik hayatından sıkılıp amcasından kalma çiftliğe yerleşmesi ve orada şehirdeki kadınlara benzemeyen LOKAL YENGEMİZ Tatyana&#8217;yla tanışması, aşık olması ve sonra şımarıklık edip kızı evliliğe layık bulmaması gibi o da Natalia adında bir kızla aşk yaşamıştır. Sonuç: Yevgeni Onegin gibi kıskançlık düellosuna kurban gitmiştir Puşkin!</p>
<p>7 yıl, 4 ay,17  günde yazmıştır Puşkin Yevgeniy Onegin&#8217;i. Çocuk olsa ilkokula başlayacak, tövbeler olsun.</p>
<p>Yevgeniy Onegin benim bildiğim 3 kere filme çekilmiş, Çaykovski tarafından operası bestelenmiş, ilham verdikçe vermiş, <em>ilhamı cümle aleme manisa mesir macunu gibi</em> dağıtmıştır. -Gecenin bu vakti mein kanepede otururken TATYANA aklıma nerden geldi bilemiyorum, çünkü benim aklım çok kopuk, daldan dala daldan dala daldan dalaaaa (Semra Hanım remix) dolaşır.-</p>
<p>Nedense beni Onegin&#8217;den çok Tanya ilgilendiriyor. Tanya, romanlardaki yaşamı bir romanın içinde hayatında yaşamaya çalışırken, kitap içindeki birçok başka romana gönderme yapar Puşkin. Aynaya ayna tutmak gibidir bu bence. <em>Tabii hangi çeviriyi okuduğunda da çok mühim, ebced hesabı gibi çevrilmiş Oneginler var piyasada, aman gözünü seveyim bana hediye alacaksan o berbat çevirilerden alma, darılırım. En iyisi iphone al.</em></p>
<p><em>Ordan diyorsun ki Puşkin&#8217;i bilmem, Tatyana&#8217;yı tanımam, olsun sen de gel, her kim olursan ol gel.</em> -Kedim Duman şu an saçlarımı çekip omzuma vuruyor, kucak istiyor, &#8220;Tatyana&#8217;yı bildin mi Duman?&#8221; diye soruyorum, meeee meee diye miyavlıyor. O da bilmiyor zaar, netçe itibariyle blogun içindeki kedi kendisi.-</p>
<p>Şimdi kitaplığım yanımda olsa çeker alırdım kitabı, bir mısra yazardım ama kitaplarım benden çok uzak. Susuz kalmış balık gibiyim. Tatyana nerde ben nerde, hani rus klasiklerim, hani dev kadrolu amrikanlarım?</p>
<p>Şu düello sahnesi resmine bir göz at çok hoş değil mi? Onegin Lenski&#8217;ye celallenmiş, ressam İlya Repin de pek güzel resimlemiş. Eskiden erkekler kıskançlıktan düello yapar, erkenden ölür, bir daha rus klasiği yazamazlarmış ühü</p>
<p>-istersen resme göz atma, asiysen, vagabondlara yazdıysan eyvallah, gençliktendir geçer! Bakma sen resme, çık bahçede dolaş, temiz hava al, Tatyana gibi hayaller kur, ne diim?</p>
<p>&#8220;Karşı dağların heybetinden mi gireyim?&#8221;-</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter  wp-image-1884" title="Yevgeny_Onegin_by_Repin" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/12/Yevgeny_Onegin_by_Repin1.jpg" alt="" width="558" height="419" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">&#8220;hem yaşama telaşı var, hem de duygusala koşar&#8221;</span></p>
<p style="text-align: center;">kitabın açılış cümlesi, Prens bilmemkimden alıntı yapmış Puşkincan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/puskinyevgeni-onegin-tatyana.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Billie Holiday&#8217;den günün şarkısı</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/caz-billie-holiday.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/caz-billie-holiday.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 11:29:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Billy holiday]]></category>
		<category><![CDATA[caz]]></category>
		<category><![CDATA[jazz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1867</guid>
		<description><![CDATA[Caz tarihinin müstesna ismi Billy Holiday yağmurlu günlerde hoşuma gidiyor. Cazcılar içinde hikayesi iyi olan pek yok ama Holiday kadar çarpıcı biri daha da yok:   &#8220;Takma adı &#8220;Lady Day&#8221;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="wp-image-1870 alignleft" title="Billie_Holiday" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/12/Billie_Holiday-232x300.jpg" alt="" width="232" height="300" />Caz tarihinin müstesna ismi Billy Holiday yağmurlu günlerde hoşuma gidiyor. Cazcılar içinde hikayesi iyi olan pek yok ama Holiday kadar çarpıcı biri daha da yok:</p>
<p><span style="color: #000000;">  &#8220;Takma adı <em>&#8220;Lady Day&#8221;</em> olan Billie Holiday, gezgin bir müzisyen babanın kızıdır. Eğitimden yoksun geçen çocukluğu fakir bir yaşamı içeriyordu. 11 yaşındayken tecavüze uğrayınca bir Katolik okulunda yatılı öğrenime verildi. Babasından boşanan annesiyle New York&#8217;a yerleşen Holiday, 14 yaşında bir kez daha tecavüze uğradı. 16 yaşındayken fahişelik yapmaya başladı. 18 yaşına geldiğinde çalıştığı kulüplerde şarkı söylemeye başladı. Aynı süreçte <a title="Aretha Franklin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Aretha_Franklin"><span style="color: #000000;">Aretha Franklin</span></a>, <a title="Leonard Cohen" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Leonard_Cohen"><span style="color: #000000;">Leonard Cohen</span></a> gibi isimleri ünlü yapan organizatör <a title="John Hammond (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=John_Hammond&amp;action=edit&amp;redlink=1"><span style="color: #000000;">John Hammond</span></a> tarafından keşfedildi. <a title="Blues" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Blues"><span style="color: #000000;">Blues</span></a> türünü kendisine yaşam tarzı edinen ve mesleğinde kısa sürede başarı elde eden Holiday, caz tarihinin en önemli seslerinden biri oldu. Şarkı sözü yazarlığı ve beste yaptı. Bir dönem uyuşturucu kullandı. Bir çok <a title="Caz" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Caz"><span style="color: #000000;">caz</span></a> ve blues şarkıcısına ilham kaynağı oldu. <em>Summertime</em> gibi bazı yorumları klasikler arasına girdi. Sanatçı, 44 yaşındayken siroz nedeniyle hayatını kaybetti.</span>&#8221; (kaynak wiki)</p>
<p>Müstesna ismi şu şarkısını günün şarkısı seçtim:</p>
<h1 id="watch-headline-title">The Very Thought of You</h1>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/vPJuFxl0bxY" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/caz-billie-holiday.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ne giysem?</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/ne-giysem.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/ne-giysem.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 10:20:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>
		<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[gece giysisi]]></category>
		<category><![CDATA[günlük giysi]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşında ne giysem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1859</guid>
		<description><![CDATA[Bu sabah çiçeklerime bakıp kahve içerken denizin üzerinde yağmur damlaları belirdi. Pembe pembe açmış begonviller titremeye başladı. Hava hafifçe kararınca içeri girdim, kedim Duman sarı tek kişilik koltuğun üzerinde uyuyordu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sabah çiçeklerime bakıp kahve içerken denizin üzerinde yağmur damlaları belirdi. Pembe pembe açmış begonviller titremeye başladı. Hava hafifçe kararınca içeri girdim, kedim Duman sarı tek kişilik koltuğun üzerinde uyuyordu.</p>
<p>Giysi odasına girip &#8220;ne giysem?&#8221; diye sordum kendime. Belki şöyle bir şeyler olabilirdi. Mavi ve vizon rengi bu ara en çok sevdiğim renkler arasında.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="position: relative; width: 600px; height: 600px;"><a href="http://www.polyvore.com/wednesday_14_12_2011/set?.embedder=2427566&amp;.svc=copypaste&amp;id=40731424"><img title="wednesday 14/12/2011" src="http://embed.polyvoreimg.com/cgi/img-set/cid/40731424/id/gCMV7cQl4RGv_9YUqWYMVQ/size/y.jpg" alt="wednesday 14/12/2011" width="600" height="600" border="0" /></a></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><small><a href="http://www.polyvore.com/wednesday_14_12_2011/set?.embedder=2427566&amp;.svc=copypaste&amp;id=40731424">wednesday 14/12/2011</a> by <a href="http://inma.polyvore.com/?.embedder=2427566&amp;.svc=copypaste">inma</a> featuring a <a href="http://www.polyvore.com/black_bag/shop?query=black+bag">black bag</a></small></div>
<div></div>
<div>Giysi odasından çıkıp dışarıya bir daha göz attım. Yağmur damlaları limon ağaçlarının üzerindeki kocaman limonları daha bir parlattı sanki&#8230;</div>
<div></div>
<div></div>
<div style="position: relative; width: 600px; height: 600px;"><a href="http://www.polyvore.com/she_wears_pants/set?.embedder=2427566&amp;.svc=copypaste&amp;id=40723624"><img title="She wears the pants" src="http://embed.polyvoreimg.com/cgi/img-set/cid/40723624/id/loDp6bIl4RGN4IsrTqM1oQ/size/y.jpg" alt="She wears the pants" width="600" height="600" border="0" /></a></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><small><a href="http://www.polyvore.com/she_wears_pants/set?.embedder=2427566&amp;.svc=copypaste&amp;id=40723624">She wears the pants</a>, <a href="http://fashion-mariquita-camy.polyvore.com/?.embedder=2427566&amp;.svc=copypaste">fashion-mariquita-camy</a> tarafından <a href="http://www.polyvore.com/yellow_scarves/shop?query=yellow+scarves">yellow scarves</a> ile yaratıldı</small></div>
<div></div>
<div>2 gündür yılbaşında ne giysem diye girmediğim site kalmadı ve hala bir sonuç yok. Acaba ne giysem?</div>
<div></div>
<div><img class=" wp-image-1863 aligncenter" title="Giuseppe_Zanotti_Studded_Ankle_Boots" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/12/Giuseppe_Zanotti_Studded_Ankle_Boots.jpg" alt="" width="240" height="240" /></div>
<div></div>
<div></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/ne-giysem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dedemin İnsanları</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/dedemin-insanlari.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/dedemin-insanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 13:48:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[Çağan ırmak]]></category>
		<category><![CDATA[dedemin insanları]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1691</guid>
		<description><![CDATA[Çağan Irmak&#8217;ın yeni filmi Dedemin İnsanları vizyonda. &#160; Henüz izleme fırsatım olmadı. Fakat filmin geçtiği mekan benim için çok tanıdık. Bodrum&#8217;un Gümüşlük Köy&#8217;ünde yaşadığım yıllarda en iyi arkadaşım sevgili Mehtap]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-1692 alignleft" title="dedemin-insanlari-3" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/12/dedemin-insanlari-3-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" />Çağan Irmak&#8217;ın yeni filmi <a title="dedemin insanları" href="http://bit.ly/uY85qW" target="_blank">Dedemin İnsanları</a> vizyonda.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Henüz izleme fırsatım olmadı. Fakat filmin geçtiği mekan benim için çok tanıdık. Bodrum&#8217;un Gümüşlük Köy&#8217;ünde yaşadığım yıllarda en iyi arkadaşım sevgili Mehtap ve oğlu Ege&#8217;nin evinde çekilmiş. Bunu duyunca içim bir garip oldu. Mandalina bahçesinin içindeki bu eski taş eve dere yatağından geçerek gittiğim ilk gün geldi aklıma. Geçmişe duyduğum özlem müthiş kabardı ve eski fotoğraflara, şöminenin başında kahvelerimizi içerken çektiğim fotoğraflara gittim elim&#8230;</p>
<p>Bu filmi mutlaka izleyeceğim, belki oralarda bir yere rüyalarım düşmüş olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/dedemin-insanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>faulkner&#8217;in 1950&#8242;deki Nobel ödülü konuşması</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/faulkner.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/faulkner.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 01:23:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[faulkner]]></category>
		<category><![CDATA[Nobel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1680</guid>
		<description><![CDATA[&#160; William Faulkner’in 1950’de Stockholm’deki Nobel konuşmasından: “Bizim bu günkü trajedimiz korkudur. Çok uzun zamandır bu korkuyla yaşadığımızdan ona katlanabiliyoruz. Artık ruhun sorunları diye bir şey yok. Yalnızca şu soru]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-1682 alignleft" title="faulkner1954" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/12/faulkner1954-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>William Faulkner’in 1950’de Stockholm’deki Nobel konuşmasından:</p>
<p>“Bizim bu günkü trajedimiz korkudur. Çok uzun zamandır bu korkuyla yaşadığımızdan ona katlanabiliyoruz. Artık ruhun sorunları diye bir şey yok. Yalnızca şu soru var: <span style="color: #ff0000;">Ne zaman patlayıp havaya uçacağım?</span> Böyle olduğu içindir ki, zamanımızın genç erkek ve kadın yazarları kendileriyle çatışma içinde bulunan insancıl kalplerinin sorunlarını unuttular.</p>
<p>Genç yazar, en adi şeyin korku olduğunu öğrenmelidir. Bunu kendisine öğretirken, onun, korkuyu tümüyle unutması; çalışma odasında kalbin aşk ve onur, şefkat ve gurur, acıma duygusu ve özveri gibi eski gerçek doğruluklarından başka bir şeye yer bırakmaması gerekir. Çünkü bu evrensel gerçeklerden yoksun bir hikâye gelip geçici olmaya ve unutulmaya mahkûmdur. Bunu yapmadıkça yalnızca bir lanetin etkisi altında çalışır, o zaman aşktan değil şehvetten, hiç kimsenin değerli bir şeyini kaybetmediği yenilgilerden, umut yaratmayan zaferlerden söz eder.</p>
<p>En kötüsü ise eserini şefkat ve acıma duygusu nedir bilmeden yazar.</p>
<p>Ben insanlığın, öbür yaratıklar arasında yalnızca onun tükenmeyen bir sese sahip olduğu için değil; acıma duygusu, özveri ve dayanma gücünün ne olduğunu bilen bir ruhu, bir maneviyatı bulunduğu için de ölümsüzlüğüne inanıyorum.</p>
<p>Şu iyi bilinmelidir ki, insanların kalpl</p>
<p>erini yücelterek mazinin ihtişamı olan cesaret ve onuru, umut ve gururu, şefkat, acıma duygusu ve özveriyi beyinlere sokarak toplumu bu duygularla beslemek ayrıcalığı yalnızca şair ve yazara bağışlanmıştır.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/faulkner.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Qin Shihuang&#8217;ın askerleri: Albay ve Kırmızı Göz</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/qin-shihuangin-askeri-albay-ve-kirmizi-goz.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/qin-shihuangin-askeri-albay-ve-kirmizi-goz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 21:58:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Ankaragücü]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[birinci lig]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Qin Shihuang']]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1670</guid>
		<description><![CDATA[Sarı koltukta oturuyordum. Kucağımda bir elma tabağı vardı, ekrandaki futbol maçını kaçırmadan elma soymaya çalışıyordum. Takımlara değil de sarı toptaydı aklım. Konsantre olma problemim yüzünden dikkatimi hem yan tarafta dönen]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sarı koltukta oturuyordum. Kucağımda bir elma tabağı vardı, ekrandaki futbol maçını kaçırmadan elma soymaya çalışıyordum. Takımlara değil de sarı toptaydı aklım. Konsantre olma problemim yüzünden dikkatimi hem yan tarafta dönen muhabbete, hem maça, hem de elmaya vere<img class="size-medium wp-image-1671 alignleft" title="terra-cotta-ordusu" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/12/terra-cotta-ordusu-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" />miyordum. İki arkadaşın arasında dönen sohbetin bir iddia olduğunu anlasam da, neyin iddiası olduğunu anlayamıyordum. &#8220;Birinci ligdeki küçük takımları doğru şekilde alt alta yazmak&#8221; idi iddia. Ankaragücü? Evet, birinci ligdeki küçük takımlardan bildiğim tek takım buydu. İddia sürüp giderken, uzaktan, perdelerin üzerinden hayali olarak salona baktım. Bu iki yakın arkadaşla 5 sene önce tanıştığım geceyi düşündüm. Benim saçlarım kısaydı o zamanlar.  Albay&#8217;ın saçları upuzundu, sakallarıyla birlikte Çin hükümdarı <strong>Qin Shihuang</strong>&#8216;ın ölümsüz ordusundaki terra cotta savaşçılara benziyordu. Hepimiz sanki yıllar önce birlikte savaşmıştık. Bu iki yakın arkadaş benim askerlerimdi belki de bir zamanlar. İçimde garip bir hisle bu iki yakın arkadaşı yıllardır tanıyorum gibi hissetmiştim. Kırmızı Göz&#8221;ün saçları da hafif uzun ve Albay&#8217;ın aksine dalgalıydı. O gece de bu gece gibi birbirlerine takılarak sohbet etmiş, yine iddiaya girmiş, yine yakın arkadaş olmanın rahatlığıyla davranmışlardı. Ortak hafızalarının sonucu, uzun arkadaşlıklarda görülen ve benim de çok sevdiğim bir  ortak dilleri vardı. Bazen ikisinin konuşmalarını dinlemeyi özlüyordum. Birinin gülümsemesi, diğerinin asık suratıyla bitmeyen iddiaları, tartışmaları beni benden alıyordu.</p>
<p>Kedi beyaz sehpanın altından çıkıp yanıma geldi. Sarı bir elmayı yarıya böldüm. Yarımlardan birini ikiye böldüm, &#8220;Yer misiniz?&#8221; diye sordum ikisine dönerek. İstemediler, çünkü içtiğimiz türk kahveleri hızlarını kesmişti. İddianın sonucu belli olunca, Kırmızı Göz kazandı. Futboldan anlamayan Albay&#8217;a karşı, futbola bayılan Kırmızı Göz kendinden çok emindi, çünkü bugün İddia oyunu oynayarak 2 milyonunu 20 milyon yapmıştı. Albay gerçek silahlarla, oklarla, oltalarla, bıçaklarla, makinalarla oynamayı severdi, futbol gibi kadın oyunu değil.</p>
<p>Bir sohbet sırasında savaşçı kostümü giyip dolaşmak istediğini söylemişti. Ona kalsa giyerdi de, ama ortam müsait değildi. Hollywood&#8217;da yaşamıyorduk en nihayetinde. Allah muhafaza tımarhaneye tıkılması da vardı işin. Yanlış zamanda doğmanın değil, doğru zamanda doğup geçmişi özlemenin acısını çekiyorduk.Eski çağlarda at koşturmak isterdim onlarla. Belimizde kılıçlarla dolaşabileceğimiz, pelerin giyebileceğimiz, asfaltın toprağa düşmediği zamanlarda yaşamak isterdim. İşin garibi zaten bunları onlarla yapmış gibi hissediyordum. Bunu onlara söylediğimde epey gülmüşlerdi. Haklılardı da. Ben de güldüm geçtim.</p>
<p>&#8220;Elma yer misiniz?&#8221; dedim, istemediler. Küçük bir parça attım ağzıma. Kedi ayaklarımın dibinden bana bakıyordu. Sarı top gitti bir kaleye girdi. Gol sevinci yaşamadık. Sessiz, sakin, upuzun sustuk bir süre. Kimse rahatsız olmadı, boşluğu doldurmaya çalışmadı. Bu bence insanlar arasında çok önemli bir mevzu. Bazı insanlar sessizlikten rahatsız olur ve hemen konuşmaya başlar. Rahatsız olurlar öylece durmaktan. İlk defa ormanda bir gece geçiren şehirliler gibi ürkütür onları sessizlik.</p>
<p><strong>Qin Shihuang</strong>&#8216;ın terra cotta askerleri dizildi kafamın içine. Biri öne çıkıp konuştu. &#8220;Kimse Ölümsüzler Ordu&#8217;sundan ayrılamaz, hükümdar ölürse biz de gömülürüz, ama bizi hayatta bıraktı <strong>Qin Shihuang</strong>, çünkü ölmemizi istemedi, bu terra cottadan  heykellerimizi yaptırdı ve onlarla gömüldü. Bu yüzden yüzlerce defa yeniden hayata gelerek, ona olan sadakat borcumuzu ödüyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Geç olmadan kalkalım, beni de bırak&#8221; dedi Kırmızı Göz. Albay&#8217;a baktım, Albay&#8217;da göz ucuyla bana. Hala küstü bana, konuşuyordu ama yarım ağız ve gözlerimin içine bakmadan. Ortak hafızamıza ekliyorduk bu kızgınlıkları ve belki bir gün biz de iddiaya girmeyi, tartışabilmeyi, birlikte eğlenmeyi ve yakın olmayı becerebilecektik.</p>
<p>İddiayı kazanan Kırmızı Göz&#8217;e Albay&#8217;în alacağı ödül sigara bırakma setiydi, komik.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/qin-shihuangin-askeri-albay-ve-kirmizi-goz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>punk sevgilim</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/punk-sevgilim.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/punk-sevgilim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 00:28:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1639</guid>
		<description><![CDATA[Bir erkeği anlamak için 100 erkeğe sordum, duvarların ne renk, akşam ne yedin ve aşık olduğun kadın? işte ben bu 100 erkeğin aşık olduğu 100 kadına, tek bir erkeği anlamak]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1642" title="tumblr_lhm5cki7T71qbl73ro1_500" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/11/tumblr_lhm5cki7T71qbl73ro1_500-300x273.jpg" alt="" width="300" height="273" /></p>
<p style="text-align: center;">Bir erkeği anlamak için 100 erkeğe sordum,</p>
<p style="text-align: center;"><em>duvarların ne renk, akşam ne yedin ve aşık olduğun kadın?</em></p>
<p style="text-align: center;">işte ben bu 100 erkeğin aşık olduğu 100 kadına,</p>
<p style="text-align: center;">tek bir erkeği anlamak için 100 bin defa baktım.</p>
<p style="text-align: center;">Misal,</p>
<p style="text-align: center;">şair olduğumdan utanırken,</p>
<p style="text-align: center;">punk sevgilim olduğunu da kendime sakladım.</p>
<p style="text-align: center;">Seslendirildiğinde uçardı bizim aşkımız,</p>
<p style="text-align: center;">bu yüzden biz hep sessiz kaldık.</p>
<p style="text-align: center;">alenen kimse kimseyi yaşamadı</p>
<p style="text-align: center;">ve böylece kolay da harcamadık,</p>
<p style="text-align: center;">kural koymadık, yüzük takmadık, aynı eve taşınmadık,</p>
<p style="text-align: center;">başkalarına küsüp birbirimize darılmadık,</p>
<p style="text-align: center;">kimsek o olarak kaldık,</p>
<p style="text-align: center;">kendimizi bozmadık,</p>
<p style="text-align: center;">rutinlerle boğuşup sıkılmadık,</p>
<p style="text-align: center;">canlı tutmak için içimizdeki ruhları,</p>
<p style="text-align: center;">müziğe ve dansa sarıldık,</p>
<p style="text-align: center;">kavuştuğumuzda cenneti yarattık,</p>
<p style="text-align: center;">ayrıldığımızda feci dağıttık,</p>
<p style="text-align: center;">yapışkan kelimelerle değil</p>
<p style="text-align: center;">göz göze birbirimize taptık,</p>
<p style="text-align: center;">Şimdi düşününce olanları,</p>
<p style="text-align: center;">kaçacak yer de kalmadı.</p>
<p style="text-align: center;">100 sorudan geriye tek bir cevap,</p>
<p style="text-align: center;">99 erkekten bana</p>
<p style="text-align: center;">yine adamım kaldı.</p>
<p style="text-align: center;">-2002-</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/punk-sevgilim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oh Land- Perfection</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/oh-land-perfection.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/oh-land-perfection.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 10:59:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[oh land-perfection]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1626</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Oh Land &#8211; Perfection (Live) from Oh Land Music on Vimeo. müstesna bir çalışma olmuş, arkadaşım linkleyince paylaşmak istedim. Zaten bu paylaşma hastalığı olmasa kimse kimseden haberdar olmayacak. Paylaş]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1632" title="oh land" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/11/oh-land.jpg" alt="" width="432" height="429" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/16004400?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0" frameborder="0" width="400" height="225"></iframe></p>
<p><a href="http://vimeo.com/16004400">Oh Land &#8211; Perfection (Live)</a> from <a href="http://vimeo.com/ohlandmusic">Oh Land Music</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<p>müstesna bir çalışma olmuş, arkadaşım linkleyince paylaşmak istedim. Zaten bu paylaşma hastalığı olmasa kimse kimseden haberdar olmayacak. Paylaş beni, share beni, pompala beynime beynime beynime&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/oh-land-perfection.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinan Sülün, Karahindiba</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/sinan-sulun-karahindiba.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/sinan-sulun-karahindiba.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 06:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Karahindiba]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi pelikan]]></category>
		<category><![CDATA[Sel yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Sülün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1619</guid>
		<description><![CDATA[Pazar günü soba-kahve-kedi üçgeninde okuduğum kitaplara şöyle uzaktan bakarken, Sinan Sülün&#8217;den bahsetmeden edemeyeceğim. Misafirliğe gelmiş arkadaşımmış gibi &#8220;Sinan sana çay koydum, kaç şeker alırsın?&#8221;  samimiyetinde bir öykü kitabı Karahindiba. Sahaf]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pazar günü soba-kahve-kedi üçgeninde okuduğum kitaplara şöyle uzaktan bakarken, Sinan Sülün&#8217;den bahsetmeden edemeyeceğim. Misafirliğe gelmiş arkadaşımmış gibi &#8220;Sinan sana çay koydum, kaç şeker alırsın?&#8221;  samimiyetinde bir öykü kitabı Karahindiba.</p>
<p>Sahaf arkad<img class="alignleft size-full wp-image-1620" title="karahindiba-onkapak" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/11/karahindiba-onkapak.jpg" alt="" width="350" height="515" />aş Ulaş&#8217;la genç öykücüler hakkında laflarken konu onun gözlerini parlatan Sinan Sülün&#8217;e geldi.  Özellikle bir hikayesini &#8220;şimdiye kadar okuduğum en güzel hikaye&#8221; diye tanımladı.<em> (Adı Mavi Pelikan. Bir pelikana aşık olan genç bir adam baş karakterimiz. Küçük bir dostoyevski gibi tırtıklıyor bilincimizi ve içimizdeki diğerlerini. Ustalara saygı mahiyetinde görkemli bir geçit diye tanımlayabilirim bu güzel öyküyü)</em>Öykü kitabını hemen raftan alıp, göz atmam için elime tutuşturdu. Sel yayıncılığa saygım sonsuz olduğu ve kitabın da çok merak uyandırıcı olmasından dolayı hemen onu da aldım. Evde hemen okudum. Tatlı bir tebessümle, bir tatlı huzur almaya geldim ahlarla, AMA Karahindiba öyküsüyle hemen hemen TÜM MÜSTESNA İŞŞİZLER adına, yazarın duygularıyla aynı duyguları hissettim. Yazar olmanın zengin işi olduğunu belirtmeyi bir borç bilen nice ebeveynin, tolere sınırında koç boynuzu gibi kaçan sözleri kulaklarımda çınladı. Velakin insanın içinden sadece yazmak geliyorsa, o vakit yapacak başka iş yoktur. Müstesna bir öykü kitabı yazdığına inandığım Sinan&#8217;a Murakami ve nicesi gibi amatör ruhunu kaybetmemesini, asla profesyonel olmamasını, ellerini serbest bırakıp sadece yazmasını diliyorum. Yolu açık olduğu gibi sekiz köşeli, pırlantadan imal edilmiş yanardönerli gökkuşaklarının altından geçmesini temenni edip,  herkese bu kitabı okumasını tavsiye ediyorum.</p>
<blockquote><p><em>Öyküler KALBİME DOKUNDU diyebilirim. Issız İstanbul sokaklarında bir kış gecesi uzun uzun yürüttü ve üşüttü de bu kitap. Pek sevdim efendim. Yüce Rabbim de şahittir ki followerıyım.</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/sinan-sulun-karahindiba.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yeni dizi: Mildred Pierce</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/yeni-dizi-mildred-pierce.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/yeni-dizi-mildred-pierce.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Oct 2011 12:38:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Boardwalk Empire]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[hastasıyım]]></category>
		<category><![CDATA[mildred pierce]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1599</guid>
		<description><![CDATA[Hastası olduğum dizilerin yeni bölümlerini beklerken, yeni çıkan dizileri takip etmeye çalışıyorum. Geçen akşam da bu şekilde Mildred Pierce adlı diziye rastgeleyazdım. Aslında mantıklı düşününce(mantıklı düşünmek hiç tarzım değildir, ama]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hastası olduğum dizilerin yeni bölümlerini beklerken, yeni çıkan dizileri takip etmeye çalışıyorum. Geçen akşam da bu şekilde Mildred Pierce a<img class="alignleft size-full wp-image-1600" title="mildred" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/10/mildred.jpg" alt="" width="214" height="317" />dlı diziye rastgeleyazdım. Aslında mantıklı düşününce(mantıklı düşünmek hiç tarzım değildir, ama yazarken havalı oluyor) dizinin konusu resmen arabesk. Şimdi bu konuyu biz yazıp bir yapım şirketine eşofmanlarla gitsek (ki güzel giyinince her türlü dikkati üzerime çekerim güveni var bünyemde) yapımcılar bize siktiri çeker. Daha önce de bu tarz diziler yutturulmuştu bizlere, belki hatırlarsınız. Küçük, kutsal ve yalnız ülkemdeki her genç birkaç 31 malzemesi hatrına bu dizileri sek içti, tuzunu da emdi, yuttu. Ha ne diyordum, Meltem Cumbul&#8217;undan, efendime söyliim Aydan Şener&#8217;ine herkes 15 dakikalığına ömründe bir kez Mildred rolünü oynadı. Neymiş, aman cicim kocasını paçozun birine kaptırmış da, parasızlık ve 2 çocuk zuhul olunca, &#8220;anaaa garnımız aç&#8221; şeklinde nidalarla Mildred&#8217;ın beynini yiyince, asaletinden(!) küçük işlerde çalışamamış da ,yok efendim kendisi garson olamazmış, utanır sıkılırmış da, bir dümen çevirip yaptığı turtalarla kendine bir restoran açarmış da, aman da aman da aman yaaaaaaa&#8230;. Çok geyik bir konuya sahip olmasına rağmen bu Kaltak Mildred dizisini pek sevdim. Neden sevdim? Anacııım ben böyle acınacak hallere düşen karıların hayatını izlemeye bayılıyorum, hele de dekorların ta mına konularak, enfes ötesi sahneler çıkarılınca, ki bu da sadece bok gibi parayla olur, bizim gibi iki yüz milyarla Ortaköy&#8217;de romantik komedi çekme telaşına düşmeden, ver babacığım ışığın en pahalısını, tut montajcının en iyisini gibi demonte sanat aşkıyla tutuşan yetenekli kalplere sonsuz çareler sunulunca, yani kısacası para su gibi suu gibi akınca,</p>
<p>e ne olmuş,</p>
<p>sanat olmuş tabi yengeciğim, ne olacağdı?</p>
<p>Var böyle nefis diziler. Harika senaryolar, dantel gibi sahneler, ceviz kakmalı çekimler, vay anasını dekorlar, uff be giysiler&#8230;</p>
<p>Hayvansı iç güdülerle Boardwalk Empire izlemeye gidiyorum şimdi. Yeğladığm.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/yeni-dizi-mildred-pierce.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>aşk hali</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/ask-hali.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/ask-hali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Sep 2011 07:49:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[fethiye]]></category>
		<category><![CDATA[Himalaya'lar]]></category>
		<category><![CDATA[Kasaba]]></category>
		<category><![CDATA[paspatur]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1591</guid>
		<description><![CDATA[Kasabanın merkezindeki dar, merdivenli, begonvilli sokaklardaki küçük, eski, beyaz evler hoşuma gidiyor.  Dağların eteklerinden akar gibi sahile süzülmüş bir mahalle var merkezde.  Kasabayla ilgili gözden kaçan en önemli nokta bu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kasabanın merkezindeki dar, merdivenli, begonvilli sokaklardaki küçük, eski, beyaz evler hoşuma gidiyor.  Dağların eteklerinden akar gibi sahile süzülmüş bir mahalle var merkezde.  Kasabayla ilgili gözden kaçan en önemli nokta bu sokaklar. Antik tiyatro bir yanında, Likya Kaya mezarları diğer yanında. Tarihi eserlerin sergilendiği eski bir müze bahçesinin içinde Ressamlar Derneği&#8217;nin küçük kulübe<img class="alignleft size-full wp-image-1592" title="Favim.com-8887" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/09/Favim.com-8887.jpg" alt="" width="300" height="299" />si, oradan her geçişimde dikkatimi çekiyor. Tek katlı beyaz evlerin arasında sokakları gezerken, tahta kepenkli bir ev görüyorum. Rengarenk çiçekler çatısından sarkıyor. Atölye-ev yapmak için mükemmel bir yer. Merkezde ama kıyıda, kasabada ama şehrini yaratmış. Koruyucu bir yandan da. Bahçesi evi sarıp, saklıyor. Sokak daracık, arabalar geçemez.  Ada tarzı var burada. Akdeniz havası.</p>
<p>Kitaplar, kumaşlar, boyalar, makaslar, tablolar, vazolar, pufuduk yastıklar, daktilolu bir masa, yeşil bardaklar, toprak heykeller, ince keten kumaşlar, deniz yıldızları, etaminler, rengarenk mozaiklerle yeniden tasarlıyorum kafamda bu atölyeyi.  Sanki yazmaya başlayınca öykünün içine doğru ilerleyeceğim ve bir daha geri gelemeyeceğim. Himalayalar&#8217;daki pembe İngiliz konağını kiralayıp, üç ay kesintisiz yazdığım ve sonra bitirdiğim romanı çöpe attığım gibi,</p>
<p>aynen bunun gibi bir aşka gelme halindeyim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/ask-hali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yoruldum</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/yoruldum.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/yoruldum.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Sep 2011 21:01:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1579</guid>
		<description><![CDATA[  Koca bir yaz, soğuk bir ıce tea kutusunu kafama dikip tek seferde içer gibi bitti. Ve yine bu koca yaz boyunca devamlı deniz kenarında olmama rağmen, doya doya kumsala]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-1580" title="Favim.com-24259" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/09/Favim.com-24259.jpg" alt="" width="400" height="383" />  Koca bir yaz, soğuk bir ıce tea kutusunu kafama dikip tek seferde içer gibi bitti. Ve yine bu koca yaz boyunca devamlı deniz kenarında olmama rağmen, doya doya kumsala uzanıp güneşlenmedim. Fırsatım olacağını düşündüm, bugün değilse yarın, yarın değilse ertesi gün kumsala giderim, güneşlenirim diye kandırdım kendimi. Gözümün önünde olduğu için, her allahın günü kolayca ulaşabileceğim için inmedim kumsala. Binlerce turist gördüm etrafta. Uzaklardan geliyorlardı, Japonya&#8217;dan, Amerika&#8217;dan kalkıp taa bu kasabaya kadar ulaşıyorlar. Hem de kaç gün için?  Üç, bilemedin beş gün için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bense, onların aylar önceden planlayarak çıktıkları tatilin içinde, tam da göbeğindeyken, her sabah penceremden mavi tura çıkan tekneleri seyrederken, hepsinden daha turisttim.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/yoruldum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sanat üzerine</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/sanat.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/sanat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2011 18:46:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1557</guid>
		<description><![CDATA[ben şahsen B.B.&#8217; ye benzemiyorum, benzeyen varsa allah yardım etsin, onca güzelliğin sonunda kol altlarındaki selülitleri löpür löpür sallanan, yüzü lahana turşusu gibi kıvrım kıvrım sarkmış yaşlı bir cadıya dönüşeceksem,]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1558" title="beautiful-beauty-black-and-white-blanconegro-blonde-brigitte-bardot-Favim.com-38002" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/09/beautiful-beauty-black-and-white-blanconegro-blonde-brigitte-bardot-Favim.com-38002.jpg" alt="" width="366" height="499" /> ben şahsen B.B.&#8217; ye benzemiyorum, benzeyen varsa allah yardım etsin, onca güzelliğin sonunda kol altlarındaki selülitleri löpür löpür sallanan, yüzü lahana turşusu gibi kıvrım kıvrım sarkmış yaşlı bir cadıya dönüşeceksem, Brigit olsan kaç yazar? Orta halli güzellik her zaman çok makbul zannımca. Allah muhafaza çok güzeli ya pornstar ya da ibne yaparlar bu ortamda. Malum günümüz piyasası güzellik üzerine döne döne, aklını ve vasfını kaybetti. Misal, liman yapılırken antik tiyatro kalıntıları gün ışığına çıkınca, hemen o devasa sütunları alıp British Museum&#8217;a kaçırmışlar. Şaka lan ne kaçırıcaklar, çakmışlar liman ayağı olarak sütunları denizin dibine. Olay kapanmış böylece ve şimdi turist gemileri bir Yunan tiyatrosunun üstüne park ediyor. Ezilmiş medeniyetlerin tam üstündeyiz yani. Kat kat yaşanmışlık, kütür kütür kültür var taşların altında ama peki bunca insan nereye gitmiş, hani nerde o medeniyetlerin bizdeki izleri?</p>
<p>Bence iz miz kalmamış, vakumla çeker gibi çekilmiş medeniyet. İlkel, hayvan, gaddar, sanattan anlamayan, mal gibi nesiller türemiş. Ki biz de bu neslin beşince göbekten yakiniyiz. Eline her makina alan fotoğrafçı olabiliyor misal ve hala kimse kimsenin kafasında bir canon kırmıyor. <span style="color: #ff0000;"><em>&#8220;Sok lan o kamerayı cebine!&#8221;</em></span> diyemiyoruz sanat adamlarına. Ah onlar ne de güzel, ah onlar ne de oyuncaklı, çakma tatlı dilli ve kültür kumkuması ağızlı güzel insanlar. Pop müzik misal, lağım gibi, lağım ve hepsi birer fare. O sesler, o halkın milyonları, o star, ses şahanesi yoksun kafalı engelli beyinler, bir de politikaya giriyorlar, atıp tutuyorlar ve ah ne cici, &#8221;</p>
<p>&#8220;Sen kimsin ulan hangi hapishanede yattın 80&#8242;de? Hangi meydana çıktın, neyi savundun, kolejden sonra hangi sosyal yardım derneğini soydun ve soğana çevirdin?&#8221; diye sorarlar adama. Melodram gibi kadınların elinde kötülüğün gücü var. İnsanları bitiriyorlar kötü müzikleriyle. Tiksiniyorum ve tepkisizim artık bu sığ seviyeye. Öküzsünüz cümleniz ve müzikadamı da değilsiniz. Fotoğrafçı ya da ressam da değilsiniz, yazar da olamazsınız, içten değilsiniz, içiniz çürümüş, çürümüş, lağımda birer fare gibi. Sıkıldım sanattan ve türk sanatçılarından. Kusuyorum bu ne iğrençlik.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/sanat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>I love newyork</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/i-love-newyork.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/i-love-newyork.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2011 18:07:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1552</guid>
		<description><![CDATA[oh yes I love Newyork dear, but no viza canım, kapıdan çevirirler adamı, araması taraması, göçmen bürosu, psikopat green card kuyruğu yorar beni, Oh , I love Newyork canım but]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>oh yes I love Newyork dear, but no viza canım, kapıdan çevirirler adamı, araması taraması, göçmen bürosu, psikopat green card kuyruğu yorar beni,</p>
<p>Oh , I love Newyork canım but tapum yok, yastık altında altınım yok, &#8220;Soho&#8217;da bir stüdyo&#8221; diyorsun, yerim o dilini senin ama hiç halim yok. Çok yorgun değilim, yanlış anlama my dear sweet valentine, sigaramın dumanı kadar sevebilirim herhangi bir kediyi ama eve bir kedi alacak mecalim yok. Çünkü hala bir çaydanlığım yok. Rendem, nevresim takımım, banyo paspasım ve tost makinam da yok. Olur olmaz bir yokluk içinde maddeyi aşmaya çalışıyorum, misal dün patlıcanları zeytinyağda kızarttım. Dert mi bu şimdi?</p>
<p>Ha yok diil ama my dear aklım feci takılıyor. Huzursuzluklar diyarındayım sanki içimde, ayrıntıları deşip deşip sonra çamaşır makinasına renklileri tıkıyorum. Misal çamaşırlığım da yok, ama kapılar ve kapı kolları var. Göçebe çingeneler gibi kamp kurmuşum kendi hayatıma, at arabası gibi bu ev, anlıyor musun my honey bunny, o kadar saçma ki her şey,</p>
<p>1500 kitap al bana ve gel şöyle otur, kahve ve acıbadem likörü yanında,</p>
<p>böyle böyle güzel şeylerden de tekrarlandıkça tiksiniyorum.</p>
<p>Geçinilmesi zor biriymişim, biraz daha salak olsam, kusursuz olacağımdan yakınıyorum. Aptal aptal gülüyorum sonra biteviye menzile düşmeyen bir aşkın etkisi.</p>
<p>Yüce rabbim, o, bu, veya bir ağaca da sarılıyorum. Yolda ağaca sarıldığım için anormal insan oluyorum. Demek bir ağaca sarılmak beni deli yapıyor. Harika bir dünya, a.q. herkesin.</p>
<p>Yes my love, I love Newyork, hatta hatrın için gelirim ama klişelerle yıkanmış bu beyin ve gezmiş dünyanın serserisini, kusmuş herkesi, şimdi ufak atılan yemlerle yetiniyorum, büyük bir aşk da, yolculuk da iyi gelir, misal koparır biri giderim,</p>
<p>anlıyorsun my dear, bir süre sonra sana çok fazla gelirim.</p>
<p style="text-align: center;">&#8230;.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1553" title="audrey-hepburn-breakfast-at-tiffanys-love-movie-new-york-Favim.com-138271" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/09/audrey-hepburn-breakfast-at-tiffanys-love-movie-new-york-Favim.com-138271.jpg" alt="" width="500" height="279" />&#8230;.</p>
<p>.</p>
<p>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/i-love-newyork.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>balıkçı oldum ben anne</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/balikci-oldum-ben-anne.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/balikci-oldum-ben-anne.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2011 21:37:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>
		<category><![CDATA[akya]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[balıkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[canlı bunlar gıııieeeellllll!]]></category>
		<category><![CDATA[filamingo]]></category>
		<category><![CDATA[ızgara balık]]></category>
		<category><![CDATA[lagos]]></category>
		<category><![CDATA[mavi yengeç]]></category>
		<category><![CDATA[misina]]></category>
		<category><![CDATA[olta]]></category>
		<category><![CDATA[orfoz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1567</guid>
		<description><![CDATA[geçen gün türk sanatçılara veryansın ederken biraz hiddetball olmuş yazı. Şimdi sakin kafayla şöyle bir bakıyorum da, yine anlatmak istediğimi pek anlatamamışım. Çok sevdiğim insanlar da türk sanatçılarının içinde. Ama]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1568" title="Favim.com-23121" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/09/Favim.com-23121.jpg" alt="" width="400" height="266" /></p>
<p>geçen gün türk sanatçılara veryansın ederken biraz hiddetball olmuş yazı. Şimdi sakin kafayla şöyle bir bakıyorum da, yine anlatmak istediğimi pek anlatamamışım. Çok sevdiğim insanlar da türk sanatçılarının içinde. Ama popüler diil bu insanlar. Kitlelelere de hitap etmiyorlar. Ama sırf kitlelere hitap etmeyip, kenarda kalmışlıkları ve nihilist tavırları yüzünden de sevmiyorum bu hedonist insanları, bu böyle biline. Burdan Teşvikiye&#8217;ye kocaman öpücükler. Bu koca-man da ne acayip bir kelime, iki saattir ekranda kilitledi beni. ko-ca- man her durumda çok erkek bir kelime. Hem koca hem man, hımm neyse&#8230;</p>
<p>Beynimin arka lobundaki irinli bir sivilce gibi gün geçtikçe büyüyen sıkıntının sebebini sigarayı bırakmaya yormak isterdim ama diil. Misal, uyanıyorum, hemen pencereden bakıyorum, oh mis gibi bir boğaz manzarası, tekneler, şıkır şıkır masmavi deniz, yemyeşil dağlar falan derken hoop bir kahve hazırlanıyor. Kendimi, salak gibi dünyanın sahibi sanıyorum. Geriniyorum şöyle yürürken, aklımdan milyon düşünce yaban domuzu sürüsü gibi hızla geçiyor.  İstanbul&#8217;dan kaçıp küçük bir balıkçı kasabasına yerleşme ve orda reklam şirketinden cukkaladığı paralarla bir tekne alıp balıkçılığa başlamak isteyen tüm reklamcı dostlarıma gelsin bu şarkı: &#8220;Balıkçı oldum ben anne&#8221;</p>
<p>Sabahım akşamım Palamut, Akya, Lagos, Filamingo yakalama teknik ve tüyolarını dinlemekle geçiyor. Oltalar, misinalar, rapalalar benden sorulur. Hangi adanın az açıklarında mavi yengeç yakalanır sorun bana, söyliyeyim misal. Teke alıp dip oltası yapacaksın Şövalye Adası&#8217;nın kıyısında. Kafam kafar mavi yengeçleri de ızgaraya sallıyacaksın, oh mis.</p>
<p>Palamut da ne güzel balık. Denizden çekerken insan kıyamıyor üzerindeki masmavi pırıltılarının sönmesine. Bir fotoğrafını çekiyorum mutlaka bu asil güzelliğin.</p>
<p>Lanet gibi kan akıyor oltanın takıldığı yerden. Kuyruğunu çırptıkça, kıpkırmızı kan damlaları pıt pıt sıçrıyor yüzüme ve yere, teknenin beyaz zeminine. Akciğerlerini ellerimle söküp çıkarırken, birini öldürmenin eyfel kulesindeyim. Vahşet bu tek kelimeyle.</p>
<p>&#8220;Özür dilerim Evren, senden bir palamut aldım, noolur ebemi zikme karma ayağına&#8221; diye, dua ediyorum ve daha yarım saat geçmeden ızgarada cızırdıyor palamut bey.</p>
<p>Bence balıkçılık bir bağımlılık. Çok acayip deşarj oluyor insan. Geçen gün balık tutarken şu şarkıyı besteledim, naçizane ve amiyane, gülhane, asithane, piyade vs.</p>
<p>&#8220;Rock star olamadım ama balıkçı oldum anne&#8221;</p>
<p>Nası bozar mı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/balikci-oldum-ben-anne.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>rüya</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/ruya.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/ruya.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Aug 2011 23:44:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1532</guid>
		<description><![CDATA[Bu eve taşındığımdan beri sürekli aynı mekanda geçen rüyalar görüyorum. İtalya gibi bir yerlerde küçük bir otel, ortada havuzu var. Odalar orta kısma açılıyor. Soldaki büyük ağaçta bir hamak asılı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1533" title="yslmarakeşte" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/08/yslmarake%C5%9Fte-300x300.png" alt="" width="300" height="300" /></p>
<p>Bu eve taşındığımdan beri sürekli aynı mekanda geçen rüyalar görüyorum. İtalya gibi bir yerlerde küçük bir otel, ortada havuzu var. Odalar orta kısma açılıyor. Soldaki büyük ağaçta bir hamak asılı. Mavi, puslu, titreyen ışıkları var bahçenin. Yukarı doğru giden yol tam otelin önünden geçiyor. Bir tepe burası. Merdivenli sokaklardan, begonviller sarkan balkon saçaklarından geçiliyor. Taş evlerin arasından tırmanınca meydana çıkılıyor. Meydanda demir kepenkli iki dükkan var. Uçuk mavi  bir motosiklet kullanıyorum otele gitmek için. Tüm rüya bu meydan ve otelin bahçesinde geçiyor. Kaldığım otel odasını da gördüğüm oluyor. Arka pencereden ağaçlık gözüküyor. Orda üstü açık tuvaletler var. Havuza giren müşteriler kullanıyor bu tuvaletleri. Gece de havuz başında oturuluyor. Gırla muhabbet, takılmalar falan.</p>
<p>Rüya diil film. Bu ne iş anlamadım, hayırdır inşallah.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/ruya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>okuom ben ya</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/okuyom-ben-ya.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/okuyom-ben-ya.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 10:24:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1521</guid>
		<description><![CDATA[insanın sevgilisinin olmasının en kötü tarafı birlikte çok zaman geçirmek zorunda kalmak bence. Bir süre sonra beni boğuyor. Yanımda biri olmadan yalnız kalmak istiyorum. Çoğu ilişki bu tür yakın plan]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>insanın sevgilisinin olmasının en kötü tarafı birlikte çok zaman geçirmek zorunda kalmak bence. Bir süre sonra beni boğuyor. Yanımda biri olmadan yalnız kalmak istiyorum. Çoğu ilişki bu tür yakın plan çekimler yüzünden bitiyor. İçli dışlı olmak yüzünden. Mesela evde<img class="alignleft size-full wp-image-1522" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/08/163874_10150386729800574_647730573_17127571_6713233_n.jpg" alt="" width="200" height="278" /> yerlere atılan eşyalar, mutfak tezgahındaki kırıntılar, kirli sehpalar canımı sıkıyor. Bıraktığım gibi görmek istiyorum her şeyi. Khajuraho Tapınağı&#8217;nda olmadığımın farkındayım ama yine de sessiz ve sakin olunmalı evde; hırçın hareketlerin çıkardığı gürültü aşırı canımı sıkıyor. Kedi gibi adımlar, kısık sesle dinlenen müzik, mükemmel manzarayı görebilmek için açılmış perdelerin havalanışı ve bütün yaza damgasını vuran cırcır böceklerinin sesi. Belki de ben yalnız bir hayvanım ve bunu sürekli değiştirmeye çalışmaya uğraşmak çok gereksiz. Yalnız kalınca acayip mutlu oluyorum.  Pazar günümü pazar gibi kavgasız, gürültüsüz geçirmek; koşturmacadan uzak kalmak istiyorum. Sanırım çoğu insan da bunu ister. Güvenli, korunaklı, cozy bir ilişki biçimi, aynı ev gibi bir liman. Ama böyle bir şey yok. İçine ediyor herkes sevdiğinin. Sanırım ben de böyle yapıyorum. Sanırım çoğumuz yapıyoruz. Kitap okumak için zaman bırakmalı sevgililer birbirine. Zaten kitap okumayan sevgiliyle benim ne işim bilemiyorum.</p>
<p>şimdi müsaadenizle kitap okuyacacağım. Üst kat komşular da gitti, rahatladım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/okuyom-ben-ya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Liman</title>
		<link>http://www.mustesnaisler.com/liman-2.html</link>
		<comments>http://www.mustesnaisler.com/liman-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Aug 2011 11:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diary]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustesnaisler.com/?p=1513</guid>
		<description><![CDATA[Akşam saatlerinde limanın içinden bakınca;  restoranların ve sahil yolundaki ışıkların pek pırıltılı, pek yemek müziği kokan mezeli şıkırtısı suya yansıyor. Kadın parfümleriyle doldurulmuş sığ bir servis tabağı gibi gece. Rüzgar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1539" title="ucurtma" src="http://www.mustesnaisler.com/wp-content/uploads/2011/08/ucurtma-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" />Akşam saatlerinde limanın içinden bakınca;  restoranların ve sahil yolundaki ışıkların pek pırıltılı, pek yemek müziği kokan mezeli şıkırtısı suya yansıyor. Kadın parfümleriyle doldurulmuş sığ bir servis tabağı gibi gece. Rüzgar estikçe devamlı karışıyor kokular. Izgaradaki balıkların çıkardığı duman, kıyıdan olta atan adamların sigara dumanına karışıyor.  Uykum var. Kordonda yürüyen insanlara bakarken kafamı geriye yaslıyorum. Dalgalar şıpırtılarla birlikte sakinleşiyor. Açıklara doğru uzaklaşıyor fırtına. Aklıma günlük şeyler geliyor. Hiç de öyle nefis hikayeleri yok.</p>
<p>Oltamı toplarken rüzgar yeniden şiddetleniyor ve limana yanaşmaya çalışan gezi teknesinden biri sesleniyor. Arkada üç farklı müzik sesi var. Biri Ramazan eğlencesi için kurulan sahneden gelen neşeli şarkının, diğeri bir meyhaneden gelen canlı türk sanat müziği şarkılarında ton tutturamayan ve devamlı detone olan adamın sesi. Gürültü bastırıyor her yandan. Hemen açığa doğru sürükleniyoruz motordan gelen yanık yağ kokusu dumanının kokusunu peşimizde bırakarak. Soğuk İce tea çıkarmak için elimi buz çantasına atıyorum. Nemli hava tepeme oturan azgın bir karabasan gibi çöküyor karadan gelen sıcak hava dalgasıyla. Limanın açıklarına doğru paralel ilerlerken müzik sesleri de iyice azalıyor. Hafifçe gerinip kafamı yıldızlara çeviriyorum. Anlamsızca Dolphine yıldızını arıyorum etrafta. O kadar çok anlatacak şey var ki, nerden başlasam biliyorum, ama zor geliyor. Yaz şimdi. Kimse kimseye pek bulaşmasın, insanlar Kabak&#8217;a gidip sapıtmasın, Ramazan gelsin hoş gelsin, aman bırak biraz da dağınık kalsın zamanı.  Limanda dolaş, açığa çıkma mesela.</p>
<p>kıyıya bağlı yatların yelken direklerindeki ışıklarının denizin üzerine düşüşü,</p>
<p>pek hoş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustesnaisler.com/liman-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

